İSTANBUL AYAMAMA VE TANRI
Alışkanlıktan mı nedir bilmiyorum, ama, hep söyleriz, Allah Allah, ya da aman yarabbi ! bu çocukluktan kalma, hayret be! Der gibi bir anlam taşıyor ve de Tanrının ne hikmetleri varmış meğer de biz bunları bilmiyormuşuz, işte o nedenle de hep doğa olayı olsun, insanın yaptığı bir eylem olsun veya iş olsun, sıra dışı, olağan üstü ise hemen hayretlerimizi dile getiririz.
Hatırımda kaldığı kadar AKP hükümeti ilk kurulduğu yıllardı, İstanbul’a böyle bir yağmur yağdığında, gazetelerde Erdoğan uğur getirdi, bolluk geldi, rahmet geldi diye yazanlar oldu. Şimdi Ayamama vadisindeki yağan bu yağmura ve oluşan sele o anlayışa göre ne demeli acaba?
Erdoğan Allah’a ters davrandı, yanlış yaptı, onun gazabına mı uğradı, diyeceğiz.
Ya da İstanbul yerel yönetiminin hatası mı, dememiz gerekecek.
Her bir şekilde Allah cezalandırıyor.
En büyük, ceza verirse tam veriyor, bizde bu cezaya katlanıyoruz. En büyük derken, güçlüde bunun içinde sayılmalı, bu anlamda iktidarda büyük ve oda, bu halka ceza veriyor, bizde bu cezaya katlanıyoruz.
Gazetelerde; iyi gelirse AKP hükümetinden, kötü gelirse Allah’tan denmesi bundandır. Çünkü, Allah’a kimse bir şey diyemez, suçlaması kolay, “ne yapalım kardeşim, Allah’ın hikmeti, onun hikmetinden sual sorulmaz”, derler ve kurtulurlar.
Gerçekte de kurtulurlar mı? Hayır kurtulamazlar. Yaşar Nuri hoca “Allah ile aldatanlar” kitabında bunlara öyle cevaplar veriyor ki, sanki tüccar gibi Allah alıp Allah sattıklarını yani din tüccarı olduğunu ima ediyor. Doğrusu da bu arkadaşım. Buradan bu kitabın yazarına da teşekkür ediyorum.
Materyalist açıdan, bilimsel açıdan ele alındığında, İstanbul topografyasını incelediğiniz de, neresinin delta, neresinin tabya yada dere ve tepe olduğunu görürsünüz. Şehir sistem demektir ve bu sistem oturtulmadan önce, alanı üzerinde ön çalışma yapılır. Zeminde kaymalar ve deprem riskleri hesap edilir, uzun süreli yağışlarda zeminin su depolama ve katmanların kayma risk haritası çıkarılır, sonun da da, en az sorunlu bölgeye yerleşim sistemi alt yapısı ile oturtulur.
Bilimsel olmayanı ise kapitalizmin paraya tapan ve onun için her şey mübahtır anlayışına göre; dere ağzına ev yap, denizin dibine villa yap, ağaçları kes, kanalları denize bırak, kimyasal maddeleri toprağa akıt, fabrika bacalarını atmosfere bırak, yani ne kadar ters olan şey varsa yap kardeşim!
Nasıl olsa suçlu Allah!
Allah’ı suçlamak kolay, çünkü cevap veren cisim değil, canlı da değil, eğer, öyle olsaydı bu din tüccarlarının yedi sülalesine okurdu…
Ayamama deresi çok şey anlatıyor insanlara ama bizler anlayamıyoruz. Eğer anlamamaya devam edersek, Ozan Emekçi’nin türküsü ‘Yıkılası İstanbul’ gibi beddualanacağız ve de Allah cezamızı verecek!!

